Ay’ın paltosunu ilikleyen bulutları izliyorum O bulutlar nereye baksam seni çiziyor İlahın fırçasından resmedilmiş portresin gökyüzünde Yine çekip gidiyorsun bulutların cümbüşüyle Hani diyorum Çıkıp gelsen Özledim desem Hani diyorum Yine çekip gitsen Sancılarımıda valizine gizlesem Herşey yarım artık Yarım gülüşler Mevsimler bile geçti kendinden Yarım sonbahar Boğazıma takılan bir kılçık gibi acısın şimdi Ve ben [...]
Posts Tagged ‘kahraman tazeoğlu’
Gidersen nesli tükenecek sevdaların….
Şükran mı duymak gerek Eylül’ün yollarına kar bırakan mevsimlere? Sahi, erken mi bitti bu yaz, yoksa biz mi geç kaldı kışa? Bundan mı ellerinin üşümesi? Kal diyebilseydin eğer, Akdeniz’i bırakacaktım avuçlarına, avuçlarımdan, Ve tavaf etmekteydim adımlarına varacak her yolu, Dilimde, “olmayacak dualar”. Sen kucağıma doğururken acılarını, Ben, içimdeki aşkı öldür(e)mezdim oysa, Böylesine üşümekteyken, Üstelik, her [...]
Gelme…
Hasretin kırk derece ateşi bedenime nüksediyor soğuk siluetine sarılmaktan başka çarem yok. Uzayan tırnaklarım saçlarımı çekerken kırılıyor. Yine de gelme! Dudağımda çıkan yalnızlık uçuklarından öpemem seni. Ne anlamsız bir çelişki bu değil mi? Soluğum geziyor gecenin içinde. Seni vaad eden her sokakta daralıyor… Ateşimin azminden halüsinasyonlar görüyorum. Yan koltukta sen, arkanda tanımlayamadığım cisimler boynuma doluyor [...]
Örtülü İhanet Koleksiyonu – Kahraman Tazeoğlu
Örtülü İhanet Koleksiyonu Ayrılık sarası kısa sürmüş yarası sumen altı edilmiş ve aşk kazanmıştı zannımızca. Sarsılmak iyi oldu sarsıldıkça döküldü çürüyen yanlarımız ve yerine tazelikler serdik. Mutluyu oynamıyorduk. İhanetle sınamış kendimizi ve geçmiştik. Birbirimizde kalarak geçmiştik. İz bırakmadan yüzler geçmişti yüzümüzden. Örtülü ihanetler koleksiyonumuz vardı yalnız ikimizin bildiği. Bakışlarımızda mağdurluk mağrurluk yoktu. Eşittik ihanetin mizanında. [...]
Oysa Ben Seni Sevmelere Doyamadım!
Öldürecektim seni bende ;kendimde o gücü bulabilseydim eğer… Sindiremeyecektim senden kalanları benden uzak mezarlara koymaya!! Diyar diyar dolaşıp yine içime gömecektim seni en sonunda… ”Ben demiştim” diyenlere, üzüntümü belli etmemek için kuşandığım, mekanik tebessümlerimin ardındaki yaşlarla sulayacaktım taze mezar toprağına ektiğim çiçekleri… Ama ben seni içimde öldürmeye kıyamadım…. Başarabilseydim incitecektim seni,incinmişliğimin verdiği cahil cesaretle.. Ne [...]
Cevapsız sorular?…
sosyofobik bir rahatsızlıktır yalnızlık kronik bir acı.. sesimin ulaşamadığı yerlerden kendime bakar gibi yalnızım. yetim çocukların lokanta camekanında dönen tavuklara daldığı gibi doğuştan sağır bir adamın sesine olan hasreti gibi bende düşlerime ne dokunabildim nede duyabildim içimin sesini.. bu yüzdendir ki; sesim kendime işitilmeyen bir yorgunluk hissi verir. intihar değil midir tanrım sevmek bile bile [...]
Vurulursun…..
Avcıdan korkarsan uçmayı unutursun Bulutlara bakamazsın utancından Belki ölüm uzaktır Ama, yaşamaktan yorulursun Bilmek en ağırı olsa da tüm yüklerin Görmek en dayanılmazı olsa da eylemlerin Bildiğin kadar insansın Söylediğin kadar yalnız Ve dünyanın üzerinde Sevebildiğin kadar mutlusun Atını karanlığın üzerine sürüyorsan Tünelin ucundaki ışığaysa sevdan Duyuyorsan isyanını dağ başında kardelenin Ve fabrikada, tarlada Senin [...]
Gel Unuttur Bana Seni…
Ve gittin… Oncesini dusunmek istemedigim sonrasi ise mechul bir askti yasadigimiz… Ve ask bitti… Giderken geride biraktigin,icinden seni de almayi unttugun bir kalp… Biraz hasarli,urkek,bi o kadar da beceriksiz… Seni unutmayi bile beceremedi bu kalp… Ask bitti… Sensiz uyuyamadigim geceler,karanliktan korktugumda cevirdigim numara,sabah kalktigimda huzur verici sesin yok,gozlerin yok… Dedim ya gittin… Sen gittin gideli [...]

Posted in
Tags:




